Facebook Facebook Facebook Facebook

468x60 Ads

ÇEKİM YAPARKEN DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR

Konu Seçimi
Amacımıza göre fotoğraflayacağımız konunun çekimini yaparken dikkat etmemiz gereken birtakım hususlar vardır.
İç Mekânlar
İç mekânlarda zaman, sizden yanadır. Kompozisyonu oluşturacak objeleri teker teker yerleştirip her defasında ışıkları ayarlayarak kompozisyonu vizörden kontrol edebilirsiniz. İç mekânları fotoğraflamak için sehpa gereklidir ve geniş objektif kullanmanız faydalıdır. Objektifi dik tutmak önemlidir. Geniş bir iç mekânda pencereden içeri giren ışığın ulaşamadığı yerlerde büyük gölgeli alanlar oluşabilir. Bu nedenle tüm mekânı bir kareye sığdırmak yerine iyi aydınlatılmış detaylara odaklanmanız gerekmektedir. Küçük mekânlarda aydınlatma, geniş mekânlara oranla daha az sorun yaratır. Pencereden gelen kontrastlı ışık, yer yer karanlık alanların oluşmasına neden olsa bile, bu alanlar küçük bir flaş veya bir ya da iki reflektör kullanılarak aydınlatılabilir.


Hayvanlar
Hayvanlar, fotoğraflayabileceğiniz, kendilerine özgü hareketlere ve karakterlere sahiptir. Onların dikkatlerini kendinize yönelterek fotoğraflarını çekmek yerine, doğal hâllerinde fotoğraflarını çekin. Sabırlı ve sesiz olun. Fotoğraf çekme işleminizi kısa sürede tamamlayın. Ev hayvanınız poz vermeye istekli değilse, dikkatini çekmek için çiçek, oyuncak veya bir parça yiyecek kullanın.
Fotoğrafları göz seviyesinden çekin. Göz göze temas, insanlarda olduğu gibi hayvanlarda da bir bağ oluşturur. Bu durumda, sıcak ve samimi fotoğraflar çekebilmek için hayvanınızın göz seviyesine eğilin. Hayvanlar koşup oynamaya bayılır. Bu sevinçlerini göstermek için onları hareket hâlinde fotoğraflayın. Hareketli resim çekebilmek için yüksek hızlı (400 -1000 ASA) film kullanın. Yüksek enstantane değerlerini tercih edin. Hareketin hangi noktada gerçekleşeceğini planlayarak o noktaya odaklanın. En doğru anı yakalayabilme şansınızı artırmak için çok sayıda fotoğraf çekin. Profesyoneller bile çok sayıda fotoğraf çeker.

Mimari
Mimari fotoğrafçılığın konusuna malikâneler, katedraller ve cami gibi büyük yapıların yanı sıra küçük dükkânlar, eski bina iskeletleri, detaylar ve uzak ülkelere ait aşina olmadığımız yapılar da girer.
Konuya vuran gün ışığının yönü önemlidir, bu da zamana ve güneşin konumuna göre değişir. Önden ve yukarıdan gelen ışık, kontrastları yumuşatır, binanın tüm bölümlerini benzer tonlarda aydınlatır ve böylelikle derinlik duygusunu azaltır. Yandan gelen ışık ise binanın bazı bölümlerini aydınlatırken bazı bölümlerini gölgede bırakır. Aydınlık ve karanlık alanlar arasındaki kontrast binanın dış yüzeyindeki dokuları daha belirgin hâle getirir ve binanın görünüşüne genelde daha ilginç bir yorum katar. Rasgele bir açıyla çekim yapmak yerine binanın çevresinde dolaşarak uygun çekim açıları araştırmaya zaman ayırın. Işık, binanın cephesinde iyi olmasa bile yan veya arka tarafında mükemmel olabilir.
Genel olarak konunun uzmanı olmayanların mimari fotoğrafçılık için yararlanabileceği en kullanışlı objektif, yaklaşık 28-70 mm (35 mm makineler için) bir objektiftir. Bu objektifi geniş açı ayarıyla kullanarak büyük bir binayı fazla uzaklaşmadan bile bütünüyle görüntüleyebilirsiniz; ancak köşelerde biçim bozulmaları görülebilir. Geniş açılı bir objektifle yüksek bir binanın tepesi, tabanına yakın bir yerden, makine yukarı kaldırılarak görüntülendiğinde; fotoğrafta “aşırı perspektif” olarak adlandırılan bir etki oluşur. Etkileyici olsalar da bu tür çekimlerde yapılar arkaya doğru devrilecekmiş gibi görünür. İçindeki mercek, merkez dışına kaydırılabilecek şekilde düzenlenmiş olan perspektif kontrolü bir objektifle (PC) bu sorun ortadan kaldırılabilir.

Hareketli Konular
Hareketli çekimler için gerektiğinden fazla araç-gereç yüklenmekten kaçının. Böylece daha hızlı hareket edebilirsiniz. Profesyonel spor karşılaşmalarında, basın fotoğrafçılarının bölgesine giremeyeceğiniz için, geniş açı çekimlerin dışındaki çekimleriniz için başlıca ihtiyaçlarınız, tele objektif (en az 90mm) ve bir film sarma motorlu (ya da otomatik kare ilerleten) bir makine olacaktır. Tribünlerdeyseniz, üçayak kullanamayacaksanız; bir el ya da omuz kabzası, makinenizi ve uzun objektifinizi desteklemeyi çok kolaylaştıracak ve makinenin titremesini azaltacaktır. Amatör spor karşılaşmaları daha iyi çekim olanakları sağlar. Çünkü bu tür karşılaşmalarda saha kenarında durabilir ve 90 mm’ye kadar zoom objektifi olan bir kompakt makineyle mükemmel fotoğraflar çekebilirsiniz.
Hareketin ve hareketli konuların fotoğrafını çekerken elinizdeki en önemli kontrol aracınız, makinenizdeki enstantane hızı ayarıdır. Enstantene hızı, saniyenin kesirleri olarak ölçülür. 1/500, 1/250, 1/125, 1/60sn. şeklinde artarak 1/2 sn. 1 sn. ve üstü pozlama süresine kadar çıkar. Enstantane hızının ikiye katlanarak arttığına dikkat edin. Hangi enstantane hızını seçeceğimize karar verirken iki noktayı göz önünde bulundurmalısınız. İlk olarak kullandığınız enstantane hızı için doğru pozlandırmayı sağlayacak yeterli bir diyafram ayarını her zaman bulamayabileceğinizi bilmelisiniz. Örneğin parlak, güneşli bir günde hızlı film kullanıyorsanız, enstantane ayarı 1/2 saniye yaptığınızda en kısa diyafram ayarında bile çok pozlu sonuçlar elde edebilirsiniz Tam tersi, ışık düzeyi düşük bir ortamda yavaş bir film kullanıyorsanız 1/1000 saniyelik bir enstantane hızında en açık diyafram ayarını kullansanız bile az pozlu görüntüler elde etmeniz kaçınılmazdır.  İkinci olarak enstantane hızının, çekilen hareketli objenin kart üzerindeki görüntüsünü etkilediğini bilmelisiniz. Örneğin, hızla giden bir arabayı çekmek için 1/30 gibi yavaş enstantane ayarı seçerseniz görüntü çizgili ve bulanık olacaktır.

Manzara
Manzara fotoğrafçılığı, sadece kırsal alan çekimleriyle sınırlı kalmayan çok geniş kapsamlı bir konudur. Etkili manzara fotoğrafı çekmek için gözünüzün ışığa olan hassaslığını geliştirmelisiniz. Havanın durumu, mevsimin önemi, mesafe ve görüş açısı, kompozisyonu etkileyen en önemli faktördür. Pusluluk ve duman, renkli konuyu sakin hâle getirir ve gizemlilik duygusu yaratır. Fırtınalar, dramatik olarak ışığı değiştirir. Ayrıca görüntüyü çekmeden önce havanın değişik zamanlardaki ışık durumunu gözlemelisiniz.
Hava durumu hızlı değişiyorsa sizin de hızlı çalışmanız gerekir. Manzara görüntüsü, sezonun durumuna göre değişir. Bazen ışık özellikle yılın birkaç gününde etkili bir şekilde görüntüye gelir. Günün en uzun, en kısa olduğu zamanlar gibi renkler ve renk tonları ışıklandırmaya bağlıdır.
Görüş açısı, manzara fotoğraflarında kompozisyon için en önemli elementtir. Aynı manzara, değişik görüş açılarından baktığınız takdirde renklerin ışık yönünün ve biçiminin dramatik olarak değiştiğini görürsünüz.
Portreler
Portre fotoğrafçısı, fotoğraf çekerken kişinin en etkileyici karakteristik yapısını vurgulamayı amaçlar. Tanısak da tanımasak da fotoğraf konumuzu oluşturan kişinin yüzünü inceler, gözlerindeki ifadeden, yüzündeki anlamdan duygularını, karakterlerini, güdülerini kavramaya çaba gösteririz. Portre fotoğrafçısının bunları rahat bir atmosferde yapması gerekir.
Kısa telefoto objektifler portreler için genellikle kullanılan objektiflerdir. 35 mm'lik fotoğraf makineleri için 100 mm'lik veya 135 mm'lik objektiflerle kareyi tam olarak portrenin kafasıyla doldurabilirsiniz. Sehpa kullanmak teknik olarak gereklidir. Sehpa kullanarak her zaman vizörden bakmak durumunda kalmaz ve daha doğal şekilde görüntü alabilme imkânı elde edersiniz. Portre çekiminde içeride, dışarıda veya stüdyoda olsun çevre direkt olarak konuyu etkiler. Portre fotoğraflarında, kişilerin yaşadıkları çevrenin de kadraja dâhil edilmesi gerekebilir. Bu durumda kadrajda genellikle 2/3 oranında portreye yer verilmelidir. Portre fotoğraflarının çekiminde göz hizası en iyi görüş açılarındandır.
Diğer önemli nokta, portrenin ışıklandırılmasıdır. Pek çok fotoğrafçı, portre çekerken basit ışıklandırmayı ve mevcut ışığı kullanmayı tercih eder.

Yakın (makro) Çekim
Diğer ismi makro olan çekimler için uzun odaklı objektiflere ya da close-up lens, konvektör veya extension tupe denilen ve objektifin odak uzaklığını değiştiren küçük borular gibi yardımcı malzemelere ihtiyacımız olacaktır. Genellikle piyasadan alacağımız fotoğraf makineleri ile gelen 50 mm’lik normal açılı objektifler makro çekimi için uygun değildir. Bu objektiflerle konuya 45-50 cm’den daha fazla yaklaşmak mümkün değildir.
Makro çekimlerde, alan derinliği çok kısıtlıdır, dar açılı objektif ve konuya yaklaşma, alan derinliğini azaltır. Bunun yanı sıra açık diyafram tercih edildiğinde de alan derinliği bazen santimlerle (kullandığınız objektif ve yaklaşma durumunuza bağlı olarak bazen milimetre bile olabilir) ifade edilecek kadar azalır. Alan derinliğinin azalması, konunun can alıcı yerinin net, geri planın tamamen netsiz olması fotoğrafa ayrı bir anlatım katar. Böylece belirtmek istediğiniz konu çevresinden ayrılıp ön plana çıkar.
Makro çekimlerde doğru noktanın seçilerek netlik ayarının yapılması gereklidir.
Netliği etkileyen diğer önemli bir nokta ise bu tür için kullanılan objektiflerin genellikle ağır olmasıdır. Bu ağırlık yüzünden makine ve objektif titremeye müsaittir. İlkbahar aylarında bir çiçek makrosu çekmek istediğinizde ortamdaki rüzgâr çiçeğin sallanmasına sebep olacaktır, bu yüzden doğru netlik noktasını bulmanız hemen hemen imkânsız bir hâle gelecektir. Bu durumlarda en uygun çekim için rüzgârın en az olduğu saatler tercih edilmeli ve çekimde sehpa kullanılmalıdır.
Geniş açılı (balıkgözü) objektiflerle makro çekimler yapıldığında objede meydana gelecek perspektif kaymaları ilginç görüntüler meydana getirebilir.( Fotoğraf 2.12 )

Diyafram ve Enstantane
Fotoğraf çekerken, diyafram seçimi ve dolayısıyla netlik derinliği seçimi, size vurgulayacağınız yeri seçme şansı verir. Pozlandırma açısından, diyafram açıklığı ve enstantane ayarları birbiriyle bağlantılıdır. Konunuzun omuz ve baş çekimi olduğunu, dikkati dağıtan bir arka planın önünde durduğunu düşünelim. Netleme ayarını tam olarak konunuzun gözüne göre yapar ve geniş bir diyafram kullanırsanız (f 2.8 gibi), arka planı hafifletip 24 dikkati dağıtmasını önleyebilirsiniz. Pozlandırmayı dengelemek için hızlı bir enstantane gerektiğini göreceksiniz.
Işık ve Filmin Dikkate Alınması
Diyafram açıklığı ve enstantaneyi seçebilme derecesi, büyük ölçüde var olan ışık koşullarına ve kullandığınız filmin türüne bağlıdır. Örneğin, çok az ışıkta f8’in seçilmesi, doğru pozlandırma sağlamak için, son derece düşük bir enstantane gerektirecektir. Böylesine düşük bir enstantanede, yavaş hareket eden bir figürün bile hareketini ‘dondurmak’ imkânsızlaşacaktır. Filmin hızının ikiye katlanması durumunda (diyelim ki ISO 200’den
400’e) aynı ışık koşullarında daha hızlı bir enstantane ya da daha kısık bir diyafram
kullanarak yine doğru bir pozlandırma elde edebilirsiniz.
Programın Yönlendirilmesi
Diyafram ve obtüratör ayarlarını gösterdiği sürece, öncelikli pozlandırma ayarı olan otomatik bir makinede programı kendi istediğinize göre yönlendirebilirsiniz. Diyaframöncelikli pozlandırma programındayken objektifi f 16’ya ayarladığınızı ve fotoğraf makinesinin de doğru pozlandırma için 1/125sn. (resim 19) seçtiğini varsayın. Diyafram ve obtüratör arasındaki ters orantılı ilişkiden ötürü, gerçekte 1/500sn.’lik bir enstantane istiyorsanız diyaframı f 8’e ayarlamanız yeterli olacaktır Foto

Enstantane
Fotoğraf makinesinin, saniyelerle ve saniyenin kesirleriyle işaretlenmiş bir kadrajla kontrol edilen enstantane ayarı, diyafram açıklığı ile birlikte film üzerine ne kadar ışık düşeceğini belirler. Ama, daha da önemlisi, enstantane ayarı, hareketli ya da durağan konuların net ve keskin detaylı olarak mı yoksa belli bir izlenimi ifade edercesine bulanık olarak mı kaydedileceğini belirler. Obtüratör açıkken fotoğraf makinesinin hareket etmesiyle oluşabilecek istenmeyen titremelerden kaçınmak için yeterince yüksek bir enstantane hızı kullanmalısınız. Eğer, makinenizi bir üçayak üstüne oturtursanız, makinenin titreme tehlikesi ortadan kalkacağından, saniyeler süren uzun enstantaneler kullanabilirsiniz. Buna karşın makineyi elinizde tutuyorsanız; genel kural, hiç değilse enstantane değerinizi objektifinizin odak uzaklığına denk bir değere taşıyınız.
Yaratıcı Kontrol
Fotoğrafını çektiğiniz hareketli bir konuyu yorumlamak için enstantaneyi kullanabilirsiniz. Örneğin, koşan bir insanı çekerken, bütün ayrıntılarıyla "dondurulmuş" bir görüntü için 1/250 hatta 1/500 sn.’lik bir enstantane kullanılırsa çekim sırasında koşan insan figürü, objektifin görüş alanının bir ucundan diğer ucuna doğru çok hafif olarak hareket etmiş olacaktır. Sonuçta koşucu tanınabilir; ama görüntü biraz bulanık durumdadır. Bu da fotoğrafa hareket ve canlılık hissi katar. Her zaman, enstantane ile diyafram açıklığını birlikte dikkate almak zorundasınız. Aynı örneği kullanarak 1/500 sn.’de doğru poz için pozometreniz f4 verdiyse, 1/60 sn'de f11 kullanmanız gerekecektir. Bu durumda netlik derinliği önemli ölçüde artacak belki de, dikkati dağıtan bir arka plan da netleşecektir.
Pan Yapma
Enstantaneyi yaratıcı bir şekilde kullanmanın başka bir yolu da "pan yapma", yani obtüratör açıkken fotoğraf makinesini hareket ettirmektir. Bunu yapmak için, 1/30 ya da 1/60 saniyelik bir enstantane seçin ve pozlandırma yaparken konuyu makinenize göre aynı konumda tutmaya çalışarak konunun hareketini makineyle izleyin. Hareket eden konu net görünecek ama, bütün hareketsiz nesneler (arka plan gibi) bulanık olacaktır.

Hareketin Dondurulması
Fotoğraf makinesiyle hareketin dondurulması için başvurulan iki yöntem vardır. Bunlardan biri, ani yoğun ışık veren flaş; diğeri, hızlı bir enstantane kullanımıdır.

Manüel Pozlandırmalar
Havai fişekler gibi konularda, enstantaneyi uzun pozlama süresinde ayarlayarak makineyi bir tripot üstüne yerleştirin. Parmağınızı deklanşörden çekene kadar enstantane perdesi açık kalacaktır.

Manzara Çekimi
Not: Her iki fotoğraf da aynı ISO ve diyafram ayarında çekilmiştir. Farkı oluşturan gün ışığının değişmesidir

İşlem Basamakları
Çekmek istediğiniz manzara fotoğrafına karar veriniz.( Gün batımı, dağ, deniz vb.)
Manzara çekimi yapacağınız bölgeyi önceden araştırınız, mevsim şartlarını dikkate alınız.
Kompozisyonunuzu planlayınız.
Kompozisyonu önce kafanızda oluşturunuz.
Manzara fotoğrafı için çekim açınızı belirleyiniz.
İstediğiniz etkiyi verebilmek için karar verdiğiniz kompozisyonun etrafında biraz dolaşarak değişik açılardan gözlemleyebilirsiniz.
Çekim açınıza ve kompozisyonunuza uygun ortam ışığının ayarlarını belirleyiniz.
Fotoğrafta bırakmak istediğiniz etkiye göre hareket ediniz.
Netleme ayarlarını yapınız.
Çekim açınıza ve fotoğrafa gelen ışık miktarına uygun olarak netleme ayarlarınızı kontrol edebilirsiniz.
Diyafram ya da örtücü öncelikli mi çekim yapacağınıza karar vererek, fotoğrafınızı çekiniz.
Konuma ve çekmek istediğiniz konuya uygun diyafram veya enstantane öncelikli çekim denemeleri yapabilirsiniz.
Evet arkadaşlar sizi de çok sıktıysam affola :) Umarım dersimiz bir işe yaramıştır yarınki dersimiz FOTOĞRAF DEĞERLENDİRMEDE DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR :) Görüşmek Üzere kendinize iyi bakın :)

0 yorum:

Yorum Gönder