FOTOĞRAF DEĞERLENDİRMEDE DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR
Gönderen
FotoğrafHayattır
0
yorum
Fotoğrafta Oluşan Hataların Analizi
Fotoğrafçılıkta iki farklı aşamada hata yapılabilir.
Bunlardan birincisi çekim sırasında, ikincisi ise film banyosu sırasında
olanlardır. Bizim için önemli olan ilk etap da çekim esnasında oluşabilecek
hatalardır. Bunlar:
Aşırı pozlandırma hatası: Görüntüler çok parlaktır ve
ayrıntılar sadece gölge alanlarda belirgindir (Fotoğraf
Çözümü: Çok yavaş bir enstantane ya da çok açık bir
diyafram buna neden olur. Daha düşük bir diyafram açıklığı ya da hızlı bir
enstantane seçin. Bu hata çok sık gerçekleşiyorsa fotoğraf makinenizi bir
uzmana gösterin.
-Az pozlandırma: Görüntüler çok karanlıktır ve ayrıntılar
sadece parlak alanlarda belirgindir.
-Çözüm: Çok hızlı bir enstantane ya da çok küçük bir
diyafram açıklığı buna neden olur. Daha yavaş bir enstantane daha geniş bir
diyafram açıklığı seçin.
-Parlama hataları: Fotoğrafta ortaya çıkan. Belirgin
olmayan bir parlama ya da bir dizi parlak biçim(Resim
-Çözümü: Diyaframın metal yaprakçıklarından yansıyan
yoğun ışığın sebep olduğu bu hatayı düzeltmek için objektifin ucuna başlık
takın ve kuvvetli parlamaları resmin içine sokmayın.
Paralaks: Fotoğraftaki nesneler ya da üst kısmı
çıkmamaktadır.
Çözümü: Bu sorun kompakt makinelerde görülür. Yakındaki
konularda vizörün gördüğüyle objektifin gördüğünün tamamen aynı olmamasından kaynaklanır.
Vizörün içindeki paralaks düzeltme işaretlerine dikkat edin.
Ayrıca konuyla resmin kenarları arasındaki boşluğu
fotoğraf makinenizin kullanma kitapçığında önerilenden daha geniş tutun. Böylece
olabilecek herhangi bir hataya karşı yanlarda pay bırakmış olursunuz.
Flaşlı aşırı pozlandırma: Aşırı pozlandırmaya çok benzer.
Tek farkı fotoğrafta sadece sınırlı bir bölge çok parlak görüntü verir.
Çözüm: Otomatik flaş kullanıyorsanız yanlış ISO ayarı
yapmış, konuya gerektiğinden fazla yakın durmuş olabilirsiniz ya da konuya bir
yansıtıcı girmiş olabilir. El ayarlı flaş kullanıyorsanız yanlış diyafram ayarı
vermiş olabilirsiniz. ISO film ayarını, konunun uzaklığını ve sorunlu yüzeyleri
kontrol edin. Diyafram ayarınızı yeniden hesaplayın.
Fotoğraf makinesinin sarsılması: Görüntüde hareket eden
etmeyen her eleman bulanıktır.
Çözümü: Bu belki de en çok rastlanan hatadır. Diyafram
açıkken makinenin hareket ettirilmesinden ötürü olur. Mümkünse tripotla çekim yapın.
Hızlı bir enstantane kullanın. Eğer bu mümkün değilse, daha hızlı bir film
kullanın. Fotoğraf makinenizi kurallarına uygun kullanın.
Eş Zamanlı Olmayan Flaş: Fotoğrafın sadece bir kısmı
aydınlanmıştır.
Çözüm: Fotoğrafın tam olarak aydınlanması için elektronik
flaşın, obtüratörün tamamen açıldığı anda çakması gerekir. SLR’de, kullanım kitabında
önerilen enstantaneyi seçmelisiniz. Eğer daha hızlı ayarlarsanız, fotoğrafın
sadece bir bölümü aydınlanacaktır. Bu sorun kompakt makinelerde yoktur.
Fotoğrafın Değerlendirilmesinde Dikkat Edilecek Noktalar
Bir sanatsal ürün ile duyusal iletişime (algılamaya)
geçmenin ilk aşaması; “bakmak, dinlemek, okumak ve izlemektir.” Bu ilk duyusal
etkileşim neticesinde alıcının (ürünle etkileşime giren kişinin) üründen
estetik bir haz elde etmesi mümkündür. Ürünü “çözümlemek ve değerlendirmek”
ise, bu duyusal etkileşimin sonrasındaki aşamalardır. Öncelikle ürünü
“anlamayı” gerektirir. Bakmaktan, izlemekten, okumaktan, dinlemekten daha
fazlasına; daha yoğun düşünsel, sezgisel yaklaşıma ve daha fazla bilgi
birikimine ihtiyaç vardır. Duyusal etkileşim sonrasında izleyicinin, bir
fotoğrafı çözümlemek amacıyla o görüntüyle girdiği etkileşime “Fotoğraf Okuma
ve Yorumlama” diyoruz.
Fotoğraf Okuma; görüntü içerisindeki unsurların (içerik,
biçim, teknik unsurlarının) “betimlenmesi” işlemini belirtmektedir. Buradaki
“okuma” kelimesi, açıkça anlaşılacağı üzere bu kelimenin çağrışımsal anlamından
dolayı kullanılmaktadır.
Fotoğraf Yorumlama ise; betimlenen unsurlar ışığı altında
“anlamın ortaya konulması”, izleyicinin görüntüden “anlam üretmesi” işlemidir. Çoğunluğunu
fotoğrafçıların oluşturduğu fotoğraf izleyicileri, bir fotoğrafı çözümlemeden önce
kestirmeden sonuca gitme eğiliminde, yani doğrudan yargı aşamasına geçmektedirler.
Fotoğraflar üzerinden yapılan seçme, eleme, sıralama, beğenme gibi eylemlere
“Fotoğraf Değerlendirme” denilmektedir. Her şeyden önce, bir başkasının foto
grafik söylemini yargılayabilmek; fotoğraf tarzları, teknikleri, kuramları ve
kültürü hakkında birikime sahip olmayı gerektirir. Yetersiz bilgi birikimi,
değerlendirmenin kısıtlı kriterler çerçevesinde yapılmasına neden olur ki, bu da
ancak değerlendirmenin yetersizliğinin bir göstergesidir.
Fotoğraf değerlendirmelerine öznel tercihler etki eder,
ancak varılan yargıyı desteklemek adına hangi yargı kriterlerinin dikkate
alındığı ve bu kriterler çerçevesinde varılan yargının gerekçelerinin
açıklanmasına ihtiyaç duyulur. Genelde kullanılan kriterler teknik, içerik,
kuramsal ve özgünlük kriterleridir. Teknik kriterde zanaatkarlık boyutuna göre
değerlendirme yapılır.
İçerik kriterinde fotoğrafın ardındaki dünya görüşü ve
fikirsel altyapı değerlendirilir.
Özgünlük kriterinde fotoğrafın kendisinden sonra gelen
çalışmalara ne ölçüde yön verdiği değerlendirilir.
Kuramsal kriterde ise fotoğrafın gerçekçilik,
dışavurumculuk, biçimcilik, işlevsellik gibi sanat kuramlarını ne ölçüde
desteklediği üzerine değerlendirme yapılır.
İyi bir “Fotoğraf Okuru” olabilmek için bu etkileşimlerin
her biri üzerinde yetkinlik sağlanması gerekmektedir. Bunun yanı sıra bir
fotoğrafçı, zaten her şeyden önce “iyi” bir fotoğraf okuru olmalıdır. Zira
baktığı fotoğrafı okuyamayan, onun üzerine yorum yapamayan bir kişinin,
fotoğrafla bir şeyler anlatması kendi başına paradoksaldır.
Hatalardan en fazla uzaklaşan ve etkili bir kompozisyon
oluşturabilen fotoğraf değerlidir. Bu değerlendirmede birçok fotoğrafçılık
derneğinin kriterleri farklıdır. Bazılarını inceleyecek olursak:
Fotoğraf Üretim ve Değerlendirme Ölçütleri
Fotoğrafın, gerek slâyt-negatif (film) gerekse dijital
olsun değerlendirilişinde ölçütler küçük değişikliklerle de olsa aynıdır. Bu
kriterler, genel olarak biçim ve içeriğe göre oluşturabilir.
Fotoğrafın Fiziksel Özellikleri:
Fotoğrafın fiziksel olarak kullanıma uygunluğu:
Fotoğrafın sağlam olması yani, çizik, leke veya kalıcı hasar bulunup
bulunmaması
Hangi format filmle çekilmiş olduğu. 35-roll-plaka,
dijital vs.(Kullanılan film veya format fotoğrafın değerlendirilme
kapasitesinin bilinmesi anlamında önemlidir.
Fotoğraf dijital makineyle çekilmişse çözünürlüğü ve
kaydedilme şekli (tif,jpg vs.)
SB-Renkli, pozitif-negatif
Boyutu:10x15,13x18,18x24 vs.
Açık koyu ve renk dengesi.(fotoğrafın az veya çok ışık
almış olması onun kullanılabilirliğini etkiler. Aynı şekilde, çekimden
kaynaklanan veya zamana bağlı olarak filmlerde görülen renk kaymaları
materyalin fiziksel değerlendirilişinde önem taşır.)
Fotoğrafta rötuş veya montaj: Resim işleme programlarında
fotoğraf aslından çok uzaklaştırılabilmektedir. Fotoğrafa müdahalenin olup olmaması
dikkat edilmesi gereken bir konudur
Fotoğrafın orijinal veya röprodüksiyon oluşu
Estetik Özellikler:
Çok geniş bir yelpazede değerlendirilebilecek bu konu
KOMPOZİSYON ana başlığı altında aşağıdaki maddeler gözetilerek değerlendirilir.
Belirginlik
Bakış yönü
Bakış yüksekliği
Bakış açısı
Bakış Uzaklığı
Sadelik
1/3 kuralı veya Oranlar
Çizgiler
Denge (Simetrik/Asimetrik)
Perspektif ve Derinlik
Hareket
Tekrarlar (Ritim)
Işığın kullanımı (Doğal veya Suni ışığın etkili
kullanımı)
Rengin etkili kullanımı
Doku
Vurgu
İçerik Ölçütleri
Doğruluk (Bilgi)
Anlaşılır olması
Etkili anlatım (Biçimin içeriği en etkili şekilde ortaya
koymuş olması)
Bu bilgilerin yanı sıra genel kabul gören fotoğraf
değerlendirme ölçütlerini şöyle sıralayabiliriz:
İlgi merkezi yeterli mi?
Belirginlik tam mı?
Arka plan uygun mu?
Keskinlik yeterli mi?
Işık uygun mu?
Dengeli mi? (kompozisyon dengesi)
Oranlama iyi mi? (altın oranlar)
Konu parlaklık oranı çözümlenmiş mi?
Kadraj tam mı? (bu fotoğraflarda gerekenlerin ayrıca
nereden kesilip kadrajlanması gerektiğini göstermiş)
Bütünlük tam mı?
Evet arkadaşlar Temel Fotoğrafçılık derslerinin sonuna geldik :) Umarım sizin için yararlı bilgiler vermişizdir. Bizi takip etmeye devam edin :) Sağlıcakla kalın.
Evet arkadaşlar Temel Fotoğrafçılık derslerinin sonuna geldik :) Umarım sizin için yararlı bilgiler vermişizdir. Bizi takip etmeye devam edin :) Sağlıcakla kalın.
ÇEKİM YAPARKEN DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR
Gönderen
FotoğrafHayattır
0
yorum
Konu Seçimi
Amacımıza göre fotoğraflayacağımız konunun çekimini
yaparken dikkat etmemiz gereken birtakım hususlar vardır.
İç Mekânlar
İç mekânlarda zaman, sizden yanadır. Kompozisyonu
oluşturacak objeleri teker teker yerleştirip her defasında ışıkları ayarlayarak
kompozisyonu vizörden kontrol edebilirsiniz. İç mekânları fotoğraflamak için
sehpa gereklidir ve geniş objektif kullanmanız faydalıdır. Objektifi dik tutmak
önemlidir. Geniş bir iç mekânda pencereden içeri giren ışığın ulaşamadığı
yerlerde büyük gölgeli alanlar oluşabilir. Bu nedenle tüm mekânı bir kareye
sığdırmak yerine iyi aydınlatılmış detaylara odaklanmanız gerekmektedir. Küçük
mekânlarda aydınlatma, geniş mekânlara oranla daha az sorun yaratır. Pencereden
gelen kontrastlı ışık, yer yer karanlık alanların oluşmasına neden olsa bile,
bu alanlar küçük bir flaş veya bir ya da iki reflektör kullanılarak
aydınlatılabilir.
Hayvanlar
Hayvanlar, fotoğraflayabileceğiniz, kendilerine özgü
hareketlere ve karakterlere sahiptir. Onların dikkatlerini kendinize yönelterek
fotoğraflarını çekmek yerine, doğal hâllerinde fotoğraflarını çekin. Sabırlı ve
sesiz olun. Fotoğraf çekme işleminizi kısa sürede tamamlayın. Ev hayvanınız poz
vermeye istekli değilse, dikkatini çekmek için çiçek, oyuncak veya bir parça
yiyecek kullanın.
Fotoğrafları göz seviyesinden çekin. Göz göze temas,
insanlarda olduğu gibi hayvanlarda da bir bağ oluşturur. Bu durumda, sıcak ve
samimi fotoğraflar çekebilmek için hayvanınızın göz seviyesine eğilin.
Hayvanlar koşup oynamaya bayılır. Bu sevinçlerini göstermek için onları hareket
hâlinde fotoğraflayın. Hareketli resim çekebilmek için yüksek hızlı (400 -1000
ASA) film kullanın. Yüksek enstantane değerlerini tercih edin. Hareketin hangi
noktada gerçekleşeceğini planlayarak o noktaya odaklanın. En doğru anı
yakalayabilme şansınızı artırmak için çok sayıda fotoğraf çekin. Profesyoneller
bile çok sayıda fotoğraf çeker.
Mimari
Mimari fotoğrafçılığın konusuna malikâneler, katedraller
ve cami gibi büyük yapıların yanı sıra küçük dükkânlar, eski bina iskeletleri,
detaylar ve uzak ülkelere ait aşina olmadığımız yapılar da girer.
Konuya vuran gün ışığının yönü önemlidir, bu da zamana ve
güneşin konumuna göre değişir. Önden ve yukarıdan gelen ışık, kontrastları
yumuşatır, binanın tüm bölümlerini benzer tonlarda aydınlatır ve böylelikle
derinlik duygusunu azaltır. Yandan gelen ışık ise binanın bazı bölümlerini
aydınlatırken bazı bölümlerini gölgede bırakır. Aydınlık ve karanlık alanlar
arasındaki kontrast binanın dış yüzeyindeki dokuları daha belirgin hâle getirir
ve binanın görünüşüne genelde daha ilginç bir yorum katar. Rasgele bir açıyla
çekim yapmak yerine binanın çevresinde dolaşarak uygun çekim açıları
araştırmaya zaman ayırın. Işık, binanın cephesinde iyi olmasa bile yan veya
arka tarafında mükemmel olabilir.
Genel olarak konunun uzmanı olmayanların mimari
fotoğrafçılık için yararlanabileceği en kullanışlı objektif, yaklaşık 28-70 mm (35 mm makineler için) bir
objektiftir. Bu objektifi geniş açı ayarıyla kullanarak büyük bir binayı fazla
uzaklaşmadan bile bütünüyle görüntüleyebilirsiniz; ancak köşelerde biçim
bozulmaları görülebilir. Geniş açılı bir objektifle yüksek bir binanın tepesi,
tabanına yakın bir yerden, makine yukarı kaldırılarak görüntülendiğinde;
fotoğrafta “aşırı perspektif” olarak adlandırılan bir etki oluşur. Etkileyici
olsalar da bu tür çekimlerde yapılar arkaya doğru devrilecekmiş gibi görünür.
İçindeki mercek, merkez dışına kaydırılabilecek şekilde düzenlenmiş olan
perspektif kontrolü bir objektifle (PC) bu sorun ortadan kaldırılabilir.
Hareketli Konular
Hareketli çekimler için gerektiğinden fazla araç-gereç
yüklenmekten kaçının. Böylece daha hızlı hareket edebilirsiniz. Profesyonel
spor karşılaşmalarında, basın fotoğrafçılarının bölgesine giremeyeceğiniz için,
geniş açı çekimlerin dışındaki çekimleriniz için başlıca ihtiyaçlarınız, tele
objektif (en az 90mm) ve bir film sarma motorlu (ya da otomatik kare ilerleten)
bir makine olacaktır. Tribünlerdeyseniz, üçayak kullanamayacaksanız; bir el ya
da omuz kabzası, makinenizi ve uzun objektifinizi desteklemeyi çok
kolaylaştıracak ve makinenin titremesini azaltacaktır. Amatör spor
karşılaşmaları daha iyi çekim olanakları sağlar. Çünkü bu tür karşılaşmalarda
saha kenarında durabilir ve 90 mm’ye kadar zoom objektifi olan bir kompakt
makineyle mükemmel fotoğraflar çekebilirsiniz.
Hareketin ve hareketli konuların fotoğrafını çekerken
elinizdeki en önemli kontrol aracınız, makinenizdeki enstantane hızı ayarıdır.
Enstantene hızı, saniyenin kesirleri olarak ölçülür. 1/500, 1/250, 1/125,
1/60sn. şeklinde artarak 1/2 sn. 1 sn. ve üstü pozlama süresine kadar çıkar.
Enstantane hızının ikiye katlanarak arttığına dikkat edin. Hangi enstantane
hızını seçeceğimize karar verirken iki noktayı göz önünde bulundurmalısınız.
İlk olarak kullandığınız enstantane hızı için doğru pozlandırmayı sağlayacak
yeterli bir diyafram ayarını her zaman bulamayabileceğinizi bilmelisiniz. Örneğin
parlak, güneşli bir günde hızlı film kullanıyorsanız, enstantane ayarı 1/2
saniye yaptığınızda en kısa diyafram ayarında bile çok pozlu sonuçlar elde
edebilirsiniz Tam tersi, ışık düzeyi düşük bir ortamda yavaş bir film
kullanıyorsanız 1/1000 saniyelik bir enstantane hızında en açık diyafram
ayarını kullansanız bile az pozlu görüntüler elde etmeniz kaçınılmazdır. İkinci olarak enstantane hızının, çekilen
hareketli objenin kart üzerindeki görüntüsünü etkilediğini bilmelisiniz.
Örneğin, hızla giden bir arabayı çekmek için 1/30 gibi yavaş enstantane ayarı
seçerseniz görüntü çizgili ve bulanık olacaktır.
Manzara
Manzara fotoğrafçılığı, sadece kırsal alan çekimleriyle
sınırlı kalmayan çok geniş kapsamlı bir konudur. Etkili manzara fotoğrafı
çekmek için gözünüzün ışığa olan hassaslığını geliştirmelisiniz. Havanın
durumu, mevsimin önemi, mesafe ve görüş açısı, kompozisyonu etkileyen en önemli
faktördür. Pusluluk ve duman, renkli konuyu sakin hâle getirir ve gizemlilik
duygusu yaratır. Fırtınalar, dramatik olarak ışığı değiştirir. Ayrıca görüntüyü
çekmeden önce havanın değişik zamanlardaki ışık durumunu gözlemelisiniz.
Hava durumu hızlı değişiyorsa sizin de hızlı çalışmanız
gerekir. Manzara görüntüsü, sezonun durumuna göre değişir. Bazen ışık özellikle
yılın birkaç gününde etkili bir şekilde görüntüye gelir. Günün en uzun, en kısa
olduğu zamanlar gibi renkler ve renk tonları ışıklandırmaya bağlıdır.
Görüş açısı, manzara fotoğraflarında kompozisyon için en
önemli elementtir. Aynı manzara, değişik görüş açılarından baktığınız takdirde
renklerin ışık yönünün ve biçiminin dramatik olarak değiştiğini görürsünüz.
Portreler
Portre fotoğrafçısı, fotoğraf çekerken kişinin en
etkileyici karakteristik yapısını vurgulamayı amaçlar. Tanısak da tanımasak da
fotoğraf konumuzu oluşturan kişinin yüzünü inceler, gözlerindeki ifadeden,
yüzündeki anlamdan duygularını, karakterlerini, güdülerini kavramaya çaba
gösteririz. Portre fotoğrafçısının bunları rahat bir atmosferde yapması gerekir.
Kısa telefoto objektifler portreler için genellikle
kullanılan objektiflerdir. 35
mm 'lik fotoğraf makineleri için 100 mm 'lik veya 135 mm 'lik objektiflerle
kareyi tam olarak portrenin kafasıyla doldurabilirsiniz. Sehpa kullanmak teknik
olarak gereklidir. Sehpa kullanarak her zaman vizörden bakmak durumunda kalmaz
ve daha doğal şekilde görüntü alabilme imkânı elde edersiniz. Portre çekiminde
içeride, dışarıda veya stüdyoda olsun çevre direkt olarak konuyu etkiler.
Portre fotoğraflarında, kişilerin yaşadıkları çevrenin de kadraja dâhil
edilmesi gerekebilir. Bu durumda kadrajda genellikle 2/3 oranında portreye yer
verilmelidir. Portre fotoğraflarının çekiminde göz hizası en iyi görüş
açılarındandır.
Diğer önemli nokta, portrenin ışıklandırılmasıdır. Pek
çok fotoğrafçı, portre çekerken basit ışıklandırmayı ve mevcut ışığı kullanmayı
tercih eder.
Yakın (makro) Çekim
Diğer ismi makro olan çekimler için uzun odaklı
objektiflere ya da close-up lens, konvektör veya extension tupe denilen ve
objektifin odak uzaklığını değiştiren küçük borular gibi yardımcı malzemelere
ihtiyacımız olacaktır. Genellikle piyasadan alacağımız fotoğraf makineleri ile
gelen 50 mm’lik normal açılı objektifler makro çekimi için uygun değildir. Bu
objektiflerle konuya 45-50 cm’den daha fazla yaklaşmak mümkün değildir.
Makro çekimlerde, alan derinliği çok kısıtlıdır, dar
açılı objektif ve konuya yaklaşma, alan derinliğini azaltır. Bunun yanı sıra
açık diyafram tercih edildiğinde de alan derinliği bazen santimlerle
(kullandığınız objektif ve yaklaşma durumunuza bağlı olarak bazen milimetre
bile olabilir) ifade edilecek kadar azalır. Alan derinliğinin azalması, konunun
can alıcı yerinin net, geri planın tamamen netsiz olması fotoğrafa ayrı bir
anlatım katar. Böylece belirtmek istediğiniz konu çevresinden ayrılıp ön plana
çıkar.
Makro çekimlerde doğru noktanın seçilerek netlik ayarının
yapılması gereklidir.
Netliği etkileyen diğer önemli bir nokta ise bu tür için
kullanılan objektiflerin genellikle ağır olmasıdır. Bu ağırlık yüzünden makine
ve objektif titremeye müsaittir. İlkbahar aylarında bir çiçek makrosu çekmek
istediğinizde ortamdaki rüzgâr çiçeğin sallanmasına sebep olacaktır, bu yüzden
doğru netlik noktasını bulmanız hemen hemen imkânsız bir hâle gelecektir. Bu
durumlarda en uygun çekim için rüzgârın en az olduğu saatler tercih edilmeli ve
çekimde sehpa kullanılmalıdır.
Geniş açılı (balıkgözü) objektiflerle makro çekimler
yapıldığında objede meydana gelecek perspektif kaymaları ilginç görüntüler
meydana getirebilir.( Fotoğraf 2.12 )
Diyafram ve Enstantane
Fotoğraf çekerken, diyafram seçimi ve dolayısıyla netlik
derinliği seçimi, size vurgulayacağınız yeri seçme şansı verir. Pozlandırma
açısından, diyafram açıklığı ve enstantane ayarları birbiriyle bağlantılıdır.
Konunuzun omuz ve baş çekimi olduğunu, dikkati dağıtan bir arka planın önünde
durduğunu düşünelim. Netleme ayarını tam olarak konunuzun gözüne göre yapar ve
geniş bir diyafram kullanırsanız (f 2.8 gibi), arka planı hafifletip 24 dikkati
dağıtmasını önleyebilirsiniz. Pozlandırmayı dengelemek için hızlı bir
enstantane gerektiğini göreceksiniz.
Işık ve Filmin Dikkate Alınması
Diyafram açıklığı ve enstantaneyi seçebilme derecesi,
büyük ölçüde var olan ışık koşullarına ve kullandığınız filmin türüne bağlıdır.
Örneğin, çok az ışıkta f8’in seçilmesi, doğru pozlandırma sağlamak için, son
derece düşük bir enstantane gerektirecektir. Böylesine düşük bir enstantanede,
yavaş hareket eden bir figürün bile hareketini ‘dondurmak’ imkânsızlaşacaktır.
Filmin hızının ikiye katlanması durumunda (diyelim ki ISO 200’den
400’e) aynı ışık koşullarında daha hızlı bir enstantane
ya da daha kısık bir diyafram
kullanarak yine doğru bir pozlandırma elde edebilirsiniz.
Programın Yönlendirilmesi
Diyafram ve obtüratör ayarlarını gösterdiği sürece,
öncelikli pozlandırma ayarı olan otomatik bir makinede programı kendi
istediğinize göre yönlendirebilirsiniz. Diyaframöncelikli pozlandırma
programındayken objektifi f 16’ya ayarladığınızı ve fotoğraf makinesinin de
doğru pozlandırma için 1/125sn. (resim 19) seçtiğini varsayın. Diyafram ve
obtüratör arasındaki ters orantılı ilişkiden ötürü, gerçekte 1/500sn.’lik bir
enstantane istiyorsanız diyaframı f 8’e ayarlamanız yeterli olacaktır Foto
Enstantane
Fotoğraf makinesinin, saniyelerle ve saniyenin
kesirleriyle işaretlenmiş bir kadrajla kontrol edilen enstantane ayarı,
diyafram açıklığı ile birlikte film üzerine ne kadar ışık düşeceğini belirler.
Ama, daha da önemlisi, enstantane ayarı, hareketli ya da durağan konuların net
ve keskin detaylı olarak mı yoksa belli bir izlenimi ifade edercesine bulanık
olarak mı kaydedileceğini belirler. Obtüratör açıkken fotoğraf makinesinin
hareket etmesiyle oluşabilecek istenmeyen titremelerden kaçınmak için yeterince
yüksek bir enstantane hızı kullanmalısınız. Eğer, makinenizi bir üçayak üstüne
oturtursanız, makinenin titreme tehlikesi ortadan kalkacağından, saniyeler
süren uzun enstantaneler kullanabilirsiniz. Buna karşın makineyi elinizde
tutuyorsanız; genel kural, hiç değilse enstantane değerinizi objektifinizin
odak uzaklığına denk bir değere taşıyınız.
Yaratıcı Kontrol
Fotoğrafını çektiğiniz hareketli bir
konuyu yorumlamak için enstantaneyi kullanabilirsiniz. Örneğin, koşan bir
insanı çekerken, bütün ayrıntılarıyla "dondurulmuş" bir görüntü için
1/250 hatta 1/500 sn.’lik bir enstantane kullanılırsa çekim sırasında koşan
insan figürü, objektifin görüş alanının bir ucundan diğer ucuna doğru çok hafif
olarak hareket etmiş olacaktır. Sonuçta koşucu tanınabilir; ama görüntü biraz
bulanık durumdadır. Bu da fotoğrafa hareket ve canlılık hissi katar. Her zaman,
enstantane ile diyafram açıklığını birlikte dikkate almak zorundasınız. Aynı
örneği kullanarak 1/500 sn.’de doğru poz için pozometreniz f4 verdiyse, 1/60
sn'de f11 kullanmanız gerekecektir. Bu durumda netlik derinliği önemli ölçüde
artacak belki de, dikkati dağıtan bir arka plan da netleşecektir.
Pan Yapma
Enstantaneyi yaratıcı bir şekilde kullanmanın başka bir
yolu da "pan yapma", yani obtüratör açıkken fotoğraf makinesini
hareket ettirmektir. Bunu yapmak için, 1/30 ya da 1/60 saniyelik bir enstantane
seçin ve pozlandırma yaparken konuyu makinenize göre aynı konumda tutmaya
çalışarak konunun hareketini makineyle izleyin. Hareket eden konu net görünecek
ama, bütün hareketsiz nesneler (arka plan gibi) bulanık olacaktır.
Hareketin Dondurulması
Fotoğraf makinesiyle hareketin dondurulması için
başvurulan iki yöntem vardır. Bunlardan biri, ani yoğun ışık veren flaş;
diğeri, hızlı bir enstantane kullanımıdır.
Manüel Pozlandırmalar
Havai fişekler gibi konularda, enstantaneyi uzun pozlama
süresinde ayarlayarak makineyi bir tripot üstüne yerleştirin. Parmağınızı
deklanşörden çekene kadar enstantane perdesi açık kalacaktır.
Manzara Çekimi
Not: Her iki
fotoğraf da aynı
ISO ve diyafram ayarında çekilmiştir. Farkı oluşturan gün ışığının değişmesidir
İşlem
Basamakları
Çekmek istediğiniz manzara fotoğrafına karar veriniz.( Gün batımı, dağ, deniz vb.)
Manzara çekimi yapacağınız bölgeyi önceden araştırınız, mevsim şartlarını dikkate alınız.
Kompozisyonunuzu planlayınız.
Kompozisyonu önce kafanızda oluşturunuz.
Manzara fotoğrafı için çekim açınızı belirleyiniz.
İstediğiniz etkiyi verebilmek için karar verdiğiniz kompozisyonun etrafında biraz dolaşarak değişik açılardan gözlemleyebilirsiniz.
Çekim açınıza ve kompozisyonunuza uygun ortam ışığının ayarlarını belirleyiniz.
Fotoğrafta bırakmak istediğiniz etkiye göre hareket ediniz.
Netleme ayarlarını yapınız.
Çekim açınıza ve fotoğrafa gelen ışık miktarına uygun olarak netleme ayarlarınızı kontrol edebilirsiniz.
Diyafram ya da örtücü öncelikli mi çekim
yapacağınıza karar vererek, fotoğrafınızı çekiniz.
Konuma ve çekmek istediğiniz
konuya uygun diyafram veya enstantane öncelikli çekim denemeleri yapabilirsiniz.
Evet arkadaşlar sizi de çok sıktıysam affola :) Umarım dersimiz bir işe yaramıştır yarınki dersimiz FOTOĞRAF DEĞERLENDİRMEDE DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR :) Görüşmek Üzere kendinize iyi bakın :)
Evet arkadaşlar sizi de çok sıktıysam affola :) Umarım dersimiz bir işe yaramıştır yarınki dersimiz FOTOĞRAF DEĞERLENDİRMEDE DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR :) Görüşmek Üzere kendinize iyi bakın :)
ÇEKİM ÖNCESİ HAZIRLIK İÇİN DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR
Makine Seçimi
Fotoğraf, çağdaş insanın yaşama alanının her köşesine
çeşitli sebeplerle yerleşmiş durumdadır. Vesikalıklar, düğün, nişan, mezuniyet gibi
hayatımızın özel anlarının yanı sıra bilimsel araştırmalara kadar her konuda fotoğrafçılıkla iç
içe yaşıyoruz. Her zaman daha yenisi sunulan ve neredeyse günler içinde
eski kalabilen teknoloji, bu alanda da birçok kolaylıklar getirmektedir. Ancak iyi bir
fotoğraf çekmek için bu yeterli olmayacaktır ve göründüğü kadar kolay bir iş değildir. İyi
bir çekimin arkasında biraz bilim, sanat görüşü, teknik bilgi, tecrübe ve ilham yatar. İlham,
içten gelen tecrübe ise zamanla kazanılan olgulardır. Ancak ilk üçü konusunda bir şeyler
öğrenmek ve bu bilgilerle fotoğrafları daha güzel bir hâle getirmek mümkündür. Günümüzün 35 mm’lik kompakt ve SLR fotoğraf makinelerinde
giderek her şey otomatikleşmektedir. İstendiğinde otomatik ayarı devre dışı
bırakarak tamamen elle ayarlanabilen makineler ise her iki özelliği de sunduğundan
oldukça avantajlıdır. Kompakt ve SLR arasında bir seçim yapmadan önce çekeceğiniz
resim türüne karar vermeniz gerekir. Eğer yalnız şipşak resim istiyorsanız en
iyi seçim bir kompakt makine olacaktır. Ancak çok özel bir görüntü yakalanmak
isteniyorsa, çok sayıda çeşitli objektif ve aksesuarlar kullanılacaksa SLR makineler uygun olacaktır.
SLR makinelerin başka üstünlüğü de görüntüyü çerçevelemekteki hassaslığıdır.
Vizördeki (bakaç) görüntü objektifin gördüğünün aynısıdır. SLR makinelerin birçoğu, çok çeşitli
objektiflere ve aksesuarlara sahiptir.
Fotoğraf Makinesinin Tutulması
Fotoğraf çekimi sırasında dikkat edilmesi gereken en önemli
noktaların başında net bir görüntü elde etmek gelir. Net bir görüntü elde etme
aşamasının en başında fotoğraf makinesinin tutuluşu özel bir önem taşır. Eğer kompakt, SLR
ya da DSLR (dijital SLR) tipi bir makine kullanıyorsanız ve uzaktan çekim yapacaksanız
tutma yerini sağ elinizle kavrayın ve makine gövdesi veya objektifi sol elinizle destekleyin ve
dirseklerinizi hafifçe gövdenize dayalı tutun. Bu pozisyon size, fotoğraf makinenizin
ayarlarını sol elinizin baş ve işaret parmağı ile daha rahat yapabilme imkânı verecek, sağ
elinizle fotoğraf makinenizi hareket ettirmeden makineyi sarsmadan deklanşöre basmanızı
sağlayacaktır. Diz çökerek çekim yapmanız gerekirse destek sağlamak için dirseğinizin
birini dizinize dayayın. Yavaş enstantanelerde makinenin tabanını
uygun bir yüzeye dayayın veya tripot (üçayak) kullanın. Yere yakın çekimlerde ise
ağırlığınızı iki dirseğinize eşit olarak dağıtarak uzanın. Gerekirse fotoğraf makinenizin altına
çanta vb. destekleyici malzemeler kullanın. Uygulayacağınız bu kurallar size fotoğraf
makinenizi hareket ettirmeden net fotoğraflar çekebilme imkânı sağlar.
Obje ya da Konu Seçme:
Fotoğrafın ilgi çekiciliğini, konu ve obje seçimi,
kompozisyon ve teknik bilgiler oluşturur. Bu nedenle obje ve konu belirlerken bakış açınızı
da iyi seçin. Fotoğrafını çekeceğiniz konuyu nasıl görmek istediğinizi düşünün. Sabit
bir konunuz varsa (bina, ağaç vb.) etrafında biraz dolaştıktan sonra en iyi açıyı bulmaya
çalışın. Perspektif hatalarını hesaba katmayı unutmayın (Perspektif: Gerçekte üç boyutu
olan bir cismin iki boyuta indirgendiğinde büyüklüğü ve biçimi arasındaki
ilişkidir.).
Kompozisyonun Oluşturulması
Güzel bir fotoğrafı, sıradan ve aceleyle çekilmiş bir
fotoğraftan ayıran en önemli özelliklerden biri de güçlü ve iyi bir
kompozisyondur. Kendine ait hikâyesi olan bir konu iyi bir kompozisyon
oluşturur Yani fotoğraf çekerken kompozisyonun öğelerini doğru bir biçimde
yerleştirip bir farklılık oluşturduğunuzda iyi bir fotoğraf için ilk adımı
atmış olursunuz. Kompozisyonu oluşturmakta kullanacağınız öğelerin doğada çok
sayıda örneği vardır Bunlar çizgiler, dokular, hareket, sadelik, yinelemeler ve
perspektif gibi araçlardır. Bu araçlar fotoğraflarınıza canlılık, denge ve kontrast sağlar.
Bazen bir doku veya yineleyen biçimler güzel bir fotoğrafın tamamını oluşturabilir. Çizgiler belki de doğada en sık gördüğümüz kompozisyon
ögesidir. Etkili bir biçimde
kullanıldığında çizgiler, gözlerimizle fotoğrafın üzerinde
takip edilerek fotoğrafa anlam katar. Üç türlü çizgi vardır; yatay, dikey ve diyagonal.
Bunlar fotoğraf içinde duruma göre enerji ve devinim yaratır. Yatay çizgiler, fotoğrafı izleyenlerde durağanlık ve pastoral duygu oluşturur. Boş alanlar,
tepelerin üst sınırı, göller, ırmaklar ve deniz manzaralarında yatay çizgiler
oluşacaktır. Doğa fotoğraflarında en sık görülen yatay çizgi ise ufuk
çizgisidir. Eğer kesintiye uğramamışsa ufuk çizgisi fotoğrafta oldukça durağan
bir etki yaratacaktır. Uzun yatay çizgiler olan manzaralarda fotoğraf çekerken
yatay kadrajı tercih etmelisiniz çizgiler ise fotoğrafınıza güç duygusu
yerleştirir ve görsel güzelliğini artırır.
Doğa fotoğraflarında ağaç gövdeleri, çiçek dalları veya uzun
otlar dikey çizgiler yaratır. Eğer dikkati obje üzerinden uzaklaştırmıyorsa
dikey çizgileri fotoğrafınıza dâhil etmeye çalışın. Diyagonal çizgiler fotoğraflarınıza diğer çizgi türlerine
göre daha fazla enerji ve devinim kazandırır (Fotoğraf 1.4–Fotoğraf 1.5.). Bu
çizgiler fotoğraf üzerinde izleyicilerin gözlerini bir yöne doğru yönlendirir.
Diyagonal çizgileri dağ veya tepe yamaçları, ağaçların dalları veya ormanda
yapraklar arasından sızan ışık ışınları yaratabilir. Özellikle makro fotoğraf
çekerken bir dikey çizgiyi makinenizin açısını değiştirerek diyagonal çizgiye dönüştürebilir
ve böylece daha etkili bir sonuç yaratabilirsiniz.

Fotoğrafınızda renkler, biçimler veya çizgilerin kendilerini
yinelediği durumlarda bir doku oluşacaktır. Doku, bir nesneyi nesne yapan bir
özelliktir. Bizim bugüne kadar hissettiğimiz bütün cisimler dokularıyla vardır
ve dokuları olduğu sürece biz onları tanımak istemeye devam edeceğiz. Yere
düşmüş yapraklar, otlar arasında rastgele olarak dağılmış çiçekler veya bir
yamaçtaki ağaçların yarattığı görüntüler buna örnek olabilir. Doku etkisi yaratabilmek
için gerek çekimlerde olsun, gerekse de baskı esnasında basit kontrast teknikleriyle
dokuyu meydana çıkartmamız mümkündür. Abartılmış dokular günlük hayatta hissettiğimiz
doku izlenimini iki boyutlu zeminde yakalamamıza yardımcı olacaktır. Dokuyu, ön
plana çıkarılmış ışık gölge oyunlarıyla da fotoğraflayabiliriz

Perspektif, fotoğrafta derinliğin bir göstergesidir.
Fotoğrafınızda yukarıda anlattığımız elemanları kullanım biçiminize göre
perspektifi artırabilirsiniz. Geniş açılı lensler perspektif etkisini artırır,
dar açılı olanlar ise azaltır. Perspektifi vurgulamak isterseniz lensinizin
odak uzunluğunu düşürün, objenizi ön plana yerleştirin ve makinenizi aşağıdan
yukarıya doğru biraz açılı konumlandırın.
Bu kuralları uygularken anlattığımız elemanları ayrı olarak
düşünerek deneme fotoğrafları çekin, böylece konuyu daha iyi kavrayacak giderek
kompozisyon konusunda daha ustalaştığınızı göreceksiniz. Doğaya baktığınızda,
çizgiler, dokular, desenler ve perspektif etkisi yaratabilecek öğeleri rahatça
göreceksiniz.
Diyafram
Diyafram, öncelikle nesnenin film düzlemi üzerinde tespit
edilmesi için gerekli "ışık miktarını" ve "alan
derinliğini" denetleyen sistemdir. Objektif üzerinde merceklerin arasında yer
alır. Kısılıp açılarak film düzlemi üzerine gelen ışığın miktarını ayarlar.
Işığın yoğunluğunun kontrol edilebilmesini sağlayan, büyütülebilen ya da
küçültülebilen bir delikten ibarettir. İki fonksiyonu vardır.
Işığın yoğunluğunu kontrol eder.
Net alan derinliğini kontrol eder.
Diyaframın ve obtüratörün (enstantane) birlikte kullanılması
ile ışığın yoğunluğu, süresi, hareket ve alan derinliği kontrol edilir.
Diyafram açıklıkları
Diyafram açıklıkları f değerleri ile gösterilirler. Standart
diyafram açıklıkları f:1.2 - f1.4 - f1.8 - f2 - f2.8 - f4 - f5.6 - f8 - f11 - f16 - f22 -
f32 şeklinde bir dizi oluşturur (Resim 10). Bu diziden sağa doğru gidildikçe diyafram açıklığı alan
olarak her seferinde yarıya düşer. Yani F:5.6 diyafram açıklığı f:4 diyafram
açıklığının geçirdiği ışığın yarısını geçirir. En büyük f sayısı en küçük
açıklığı, en küçük f sayısı en büyük diyafram açıklığını gösterir. Diyafram
açıklığı sadece film düzlemi üzerine düşecek ışık miktarının belirlemekle kalmayıp
aynı zamanda çekilen konunun önünde ve arkasında ne kadar net alan derinliğinin
kalacağını da belirler.
Bakaç (Vizör):
Film düzleminde oluşacak görüntüyü izlememizi sağlayan
sistemdir. Birçok makinede odaklamayı kolaylaştırıcı telemetre, kırık görüntü,
mikro prizma gibi sistemler bakaç içerisinde yer alır ve ışık ölçümü, ışıklama,
pil kontrolü gibi işlemler bakaçtan izlenerek yapılır
Bir objektifin elle ya da otomatik olarak odaklandığı
noktanın önünde ya da arkasında oldukça keskin bir bölge bulunur. Bu bölgeye de
netlik derinliği adı verilir.
Enstantane:
Objektiften gelen ışığın filmin üzerinden geçiş süresini ve
gerekli obtüratör hızını düzenleyen uluslararası zaman birimidir. Genel olarak
ışığın az olduğu yerlerde yükseltilir, ışığın çok olduğu bölümlerde ise
düşürülür. Ancak bu kesin bir kural değildir. Ayarlar elde edilmek istenen
etkiye göre değişir. Örneğin akar su çekiminde suyun hareketini yakalamak istiyorsak
ortam ışıklı da olsa enstantane düşürülmeli, ışık dengesini diyaframı kısarak sağlamalıyız.
Dolayısıyla enstantene aynı zamanda hareketin akışını da ayarlar. Hareketli bir
cismi durağan ya da hareketi akıcı göstermek enstantane ayarları ile ilgili bir
durumdur.
Enstantane değerleri: 1– 2 – 4 – 8 – 15 – 30 – 60 – 125 –
250 – 500 – 1000 – 2000 – 4000 şeklinde bir dizi oluşturur. Hangi enstantane
değerinin tercih edileceğine ortama ve kullanılan ayarlara göre karar verilir.
Evet arkadaşlar sizi de çok sıktıysam affola :) Umarım dersimiz bir işe yaramıştır yarınki dersimiz ÇEKİM YAPARKEN DİKKATEDİLECEK NOKTALAR :) Görüşmek Üzere kendinize iyi bakın :)
Temel Fotoğrafçılık Dersleri
Gönderen
FotoğrafHayattır
Sevgili fotoğraf sever,
Fotoğraf çekimi her zaman ve her yerde yapılabilir fakat her
zaman ve her yerde aynı
kurallar geçerli değildir. İyi fotoğraf çekebilmenin
temelinde belli bir birikimin ışığında
yapılan seçimler yatar.
Hemen hemen her fotoğraf, ister bir manzara, ister bir grup
insan ya da tarihî bir yapıt
olsun daha da geliştirilebilir. ‘‘Fotoğraf’’sözcüğü, ışıkla
yapılan resim anlamına gelir. Bir
fotoğrafçının başarısı, işlediği konudan bağımsız olarak bir
sahnenin atmosferini izleyiciye
ne kadar aktarabildiğine bağlıdır. Kalıcı olabilmiş bir
fotoğrafın şans eseri çekildiğine çok
ender rastlanır. Çoğu zaman, doğru anda doğru yerde olmak
sabır isteyen uzun bir çalışma
gerektirir. Teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan ileri
teknoloji fotoğraf makineleri ve
aksesuarları her türlü kolaylığı sağlasa da, sadece iyi
pozlandırılmış, netlik ayarı yapılmış bir
görüntü, iyi bir fotoğraf için tek başına yeterli değildir.
Bugünden itibaren her gün sizler ile paylaşacağımız bir
dersimiz ile amacınıza uygun fotoğraf makinesiyle uygun kompozisyon yaratarak
diyafram veya enstantane öncelikli çekimler yapabileceksiniz.
Derslerimize BURADAN Ulaşabilirsiniz :)
Derslerimize BURADAN Ulaşabilirsiniz :)
Editörden
Gönderen
FotoğrafHayattır
0
yorum
Sizlere biraz gecikmeli de olsa ikinci kez merhaba diyebilmenin mutlulugu içersindeyiz.
Bir Kare Fotoğraf; tamamen amatör çabalarla hazırlanmaktadır. Bizler fotoğraf gönüllüleriyiz. Bizler gibi düşünenlerle bir arada olmak istiyoruz. Fotoğrafa gönül verenlerin düşüncelerini paylaşmak, yazılarını okumak, fotoğraflarını görmek istiyoruz. Biz üzerimize düşen görevi elimizden geldiğince yapmaya çalışıyoruz. Ve inanıyoruz ki bu görev sadece bizlere değil eli kalem tutan, parmağı deklanşöre basan, fotoğrafa büyük emek veren, hayatinin önemli bir bölümünü fotoğrafa adayan herkesin Bir Kare Fotoğrafı yaşatmak için ellerinden geleni yapmaları en büyük beklentimiz ve temennimizdir.
Bir Kare Fotoğraf; tamamen amatör çabalarla hazırlanmaktadır. Bizler fotoğraf gönüllüleriyiz. Bizler gibi düşünenlerle bir arada olmak istiyoruz. Fotoğrafa gönül verenlerin düşüncelerini paylaşmak, yazılarını okumak, fotoğraflarını görmek istiyoruz. Biz üzerimize düşen görevi elimizden geldiğince yapmaya çalışıyoruz. Ve inanıyoruz ki bu görev sadece bizlere değil eli kalem tutan, parmağı deklanşöre basan, fotoğrafa büyük emek veren, hayatinin önemli bir bölümünü fotoğrafa adayan herkesin Bir Kare Fotoğrafı yaşatmak için ellerinden geleni yapmaları en büyük beklentimiz ve temennimizdir.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


































